Yargı, hukuk devletin üç temel işlevinden biri olup, hukuk düzenini korumaya yönelik olarak gerçekleştirilen etkinlik olarak adlandırılabilir.

Yargı, yasama ve yürütme erkiyle birlikte devletin üç temel işlevinden birini oluşturur. Ancak öteki iki ekten değişik olarak yargı erki bağımsızdır ve anayasada öngörüldüğü üzere yargı erkinin kullanıcısı Türk ulusu adına bağımsız mahkemelerdir.

Yargı görevinden doğan kararlar, kural olarak bir olaydan hareketle, belli bir hukuki gerçeğe dayanan bir hükümle sona erer. Bu açıdan yargı organlarınca gerçekleştirilen yargısal etkinlikler de biçimsel ve maddi olmak üzere ikiye ayrılır. Biçimsel yargı etkinliği, yargılamayı yapan makama göre saptanır. Bu açıdan, biçimsel yargı erkine sahip mahkemelerce gerçekleştirilen tüm etkinlikler biçimsel yargının konusunu oluşturur.

Maddi yargı hukuk kurallannın mahkemelerce belli olaylara uygulanmasıdır. Çok geniş bir alanı kapsadığından yargı erkine ilişkin olarak çeşitli ayrımlara gidilmektedir. Bunlardan en geneli, anayasa yargısı, yönetsel yargı, adli yargı ve askeri yargı olmak üzere yapılan ayrımdır.

Anayasa Yargısı Türk hukuk sistemine 1961 Anayasası ile giren bir yargı düzeni olan anayasa yargısı, 44 sayılı Özel bir yasayla düzenlenmekte ve 44 sayılı yasada Anayasa Mahkemesi’nin görevleri belirtilmektedir. Bu bağlamda anayasa yargısı, Anayasa Mahkemesi’nin yargı organı olarak baktığı işlerle, Yüce Divan sıfatıyla baktığı işleri kapsar. Bu açıdan Anayasa Mahkemesi’nin yargı organı olarak yerine getirdiği görevler yasaların ve kanun hükmündeki kararnamelerin anayasaya aykırılığı savıyla açılan davaları inceleyerek karara bağlamaktır.

Anayasa Mahkemesi’nin Yüce Divan sıfatıyla yerine getirdiği görevlerse, Cumhurbaşkanı, Bakanlar Kurulu üyeleri, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay Danıştay, Askeri Yargıtay, Askeri Yüksek idare Mahkemesi başkanı ve üyeleri, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu üyeleri, Sayıştay başkan ve üyeleriyle, başsavcı ve cumhuriyet başsavcı vekilini görevlerinden Ötürü işledikleri suçlardan dolayı yargılamaktır.

Ayrıca anayasada, Anayasa Mahkemesinin görev ve yetkileri arasında yasaların, kanun hükmündeki kararnamelerin ve Türkiye Büyük Millet Meclisi iç tüzüğünün biçim ve esas yönünden anayasaya uygunluğunun denetimi de sayılarak Anayasa Mahkemesi’nin Yüce Divan sıfatıyla yargılayacağı bireyler de gösterilir.

Bundan başka anayasada siyasal partilerin kapatılmasına ilişkin davalara bakmak, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin yasama dokunulmazlıklarının kaldırılmasını öngören kararların iptaline ilişkin istemleri karara bağlamak ve kendi üyeleri arasından Uyuşmazlık Mahkemesi başkan ve üyelerini seçmek de Anayasa Mahkemesi görevlendirilmektedir.

Yönetsel Yargı Yönetimin, yönetim hukukunca düzenlenen etkinliklerinden doğan uyuşmazlıklara bakan, adli yargının dışında kendine özgü kuralları ve yargılama yöntemleri bulunan yargı düzenidir. 1982′de çıkarılan üç yasayla yeniden düzenlenen Türk yönetsel yargı sisteminde vergi ve idare mahkemeleri ilk derece mahkemeler oiarak görev yapar.

Bölge İdare Mahkemeleri ise vergi ve idare mahkemelerince tek yargıçla verdikleri kararlara karşı yapılan itiraz başvurularını ve bu mahkemeler arasında ortaya çıkan görev ve yetki uyuşmazlıklarını inceleyerek kesin karara bağlar. Yönetsel yargı düzeninde, görevleri yeniden düzenlenen Danıştay ise belli bazı durumlarda ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların dışında bir üst derece mahkemesi konumundadır.

Yönetsel Yargı içinde Danıştay’ın yanı sıra Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’nde bir üst derece mahkemesidir. Bunların dışında yönetsel yargı alanında görev yapmakta olan özel bir mahkemede Sayıştay’dır.

Yönetsel Yargının amacı, yönetim hukukuna aykırı yönetsel kararlrın hukuka uygunluğunu sağlamaktır. Bununla birlikte yönetsel yargı yerlerinde yönetimin tüm eylem ve işlemlerinden doğan uyuşmazlıklara bakılmaz. Bu bağlamda yönetimin dili yargı yerlerinde karara bağlanan etkinlikleri de vardır. Ancak uygulamada hangi işler ve eylemlerinin yönetsel yargı yerlerinde, hangilerininse adli yargı yerlerince çözüme kavuşturulacağı konusunda kesin bir sınır bulunmamakta bu sınır ülkeden ülkeye hatta aynı ülke içinde dönemden döneme değişiklik göstermektedir.Adli yargı: Adliye mahkemelerince yürütülen yargı etkinliklerini kapsayan yargı düzenidir.

Adli Yargı en genel biçimde ceza ve hukuk yargısı olmak üzere ikiye ayrılır. Adli yargı alanında görev yapan üst derece mahkeme Yargıtay’dır. Yargıtay gerek ceza gerekse hukuk mahkemelerince verilen kesin kararlara karşı bir temyiz mercii olduğu gibi aynı zamanda bir ilk ve son dterece mahkemesidir.

Ceza Yargısı Konusunu ceza mahkemelerinin ceza hukuku alanında gerçekleştirdiği yargılama faaliyetleri oluşturur. Ceza yargısı içinde yer alan adli yargı yerleri, sulh ceza, asliye ceza ve ağır ceza mahkemeleri olup bu genel nitelikteki yargı yerlerinin dışında Yüce Divan sıfatıyla toplandığında Anayasa Mahkemesi, Toplu Basın Mahkemesi, Trafik Mahkemeleri ve Çocuk Mahkemeleri özel yargı yerleri olarak yer almaktadır.

Hukuk Yargısı bu alanda görev yapan ilk derece mahkemeleri sulh hukuk ve asliye hukuk mahkemeleridir. Tek yargıçla yargılama etkinliklerinin gerçekleştirildiği sulh hukuk mahkemelerinde bakılacak davalar için Medeni Kanun’da konu, miktar ve değer açısından bazı sınırlamalar getirilerek bu sınırları aşmayan davaların sulh hukuk mahkemelerince karara bağlanması öngörülmüştür.

Sulh hukuk mahkemeleri yargılama alanına giren davaların yoğun olduğu yerlerde birden çok sayıda kurulabilir. Her il ve ilçede en az bir tane bulunan asliye hukuk mahkemeleriyse sulh hukuk mahkemelerinin yargılama alanı dışında kalan tüm hukuk davalarına bakmakla görevlidir.

Yasada bir başkan ve iki üyeden oluşturulmaları öngörülen bu mahkemeler, yargıç yetersizliği yüzünden yine aynı yasanın geçici maddesi uyarınca tek yargıçlı olarak görev yapmaktadır.

Askeri Yargı ayrı bir yargı düzeni olarak askeri yargının görev alanını, askeri mahkemelerin ceza hukuku alanına giren yargısal etkinliklerle asker kişileri ilgilendiren ve askeri hizmete ilişkin, yönetsel işlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıklar oluşturur. Askeri ceza yargısı ve askeri yönetsel yargı olmak üzere ikiye ayrılır. 1982 Anayasası’nda ayrı bir başlık altında düzenlenerek bu alandaki yargılama etkinliklerinin askeri mahkemeler ve disiplin mahkemelerince yürütülmesi öngörülmektedir. Bu mahkemelerde asker kişilerin askerlikle ilgili suçları, bu tür suçların asker kişilere karşı işlenmesi, askerfik hizmetine ayrılan yerlerde işlenmesi ya da asker kişilerce askerlik hizmet ve göreviyle ilgili olarak işlenmesi durumunda ortaya çıkan suçlara ilişkin davalara bakmakla görevlidirler. Ayrıca asker olmayan kişilerin Özel yasada belirtilen suçları işlemeleri, yasada gösterilen görevleri yaptıkları sırada ya da yasada gösterilen askeri hizmete ayrılmış yerlerde asker kişilere karşı işledikleri suçlara karşı açılacak da-vafarda askeri mahkemelerin görev alanına girer.Bundan başka askeri mahkemelerin olağanüstü durumlarda bakmakla görevli olduğu davalarla bu davalara konu olan kişiler yönünden görev ve yetkilerinin sınırlarının yasayla düzenlenmesi anayasada öngörülür.

Askeri ceza yargısının konusunu askeri mahkemelerin askeri ceza hukuku alanındaki yargısal etkinlikleri oluşturur. Bu alanda çalışan ilk derece mahkemeleri askeri mahkemeler ve disiplin mahkemeleri olup, genelde bir denetim mahkemesi niteliğini taşımakla birlikte, Askeri Yargıtay’da bazı davalara ilk ve son derece mahkemesi olarak bakar.

Ayrıca yönetsel yargı alanında düzenlenmiş bir yüksek mahkeme olan Askeri Yüksek idare Mahkemesi de asker kişileri ilgilendiren ve askeri hizlete ilişkin yönetsel işlem ve eylemlerden ötürü ortaya çıkan uyuşmazlıkların son inceleme mercii niteliğine sahiptir. Askeri yargı düzeni içinde görev yapmakta olan yargı organlarının kuruluşu, işleyişi, askeri yargıçların özlük işleri, askeri savcılık görevini yürüten askeri yargıçların, mahkemelerde görevli bulundukları komutanlıkla ilişkileri, mahkemelerin bağımsızlığı, yargıçlık güvencesi de askerlik hizmetlerinin gereklerine uygun olarak yasayla düzenlenir.